Yüreğimin hecelerini susturmaya çalıştım gece boyunca, ancak
hükmedebildim, ,
(Ya da öyle sandım..)
Kendimle başbaşa kalmaya çalıştıkça, yüzüme vurdu yüzsüzlüğünü hayat.
Bir sahnede rol yapmaktan daha zordu sahnesi…
Perdeler hesapsız açılır kapanırdı…
Dublör yoktu…
Prova yoktu…
Yaşardın olabildiğince. ..
Nereye olduğunu bilmediğim yollara girmekten korkarak, çaresizliğime
yenisini ekledi yeni bir yol!
Hayat(mış).. !
Acıya alışmış bir bedenin yüzüne mi vurmak gerek sancılarını tüm kök
hücreleriyle. .!
Bu yolun ortasında yer almalı ve işime gelmediğinde geri dönmeliyim
belki de…
Yorgunlukları n, düne benzemesini istemiyorum.
Soğuk odalarda yankılanan isyan sözcüklerini duymak istemiyorum.
Acı istemiyorum. ..
Kendim için istiyorsam, namerdim!!!
Yine mi?
Kendimi ne kadar arasam, o kadar uzağıma düşü(rülü)yor suretim…
Sonsuz kelimeler biriktirmeye çalışıyordum ve son kelimelerini
duyduğumu hissettim..
“Geceydi ay vardı, bütün hayatımız, Uzak bir yıldızdan düşmüş gibiydi,
Dilimde bir gençlik şarkısıyla aradım eski hayalleri, Vakitsiz gelip
geçen trenlerde sevgili arkadaş yüzleri..”
S(b)ana birileri lazımdı.
S(b)enden daha çok biri olmalıydı bu..
S(b)ana güç vermeliydi, dualar etmeliydi, sabır dilemeliydi. ..
İnatla karaya bulayanlara, beyazdan bahsetmeliydi. .!
Ağlatmamalıydı . . İncitmemeliydi. ..
Yazacağım son hecelerin anlamı ağır olmalı…
Kan…
Can….
Çare(sizlik) .. ..
Hesap…
Ömür… (ölüm)
zaman…
Zamandan bahsedebiliyorsam hala, demek ki yarın güneş doğacaktı…
Güneşe leke sürülmemeliydi. ..
Demek ki ellerimiz temiz olmalıydı.
Güzel bir düş olacaksa eğer uyanacağım, kinimi akıtmamalıydım hayata
daha çok..
Ve.. Sadece SusMalıydım…
Henüz yorum yapılmamış.
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URL