Amansız Düşman

AMANSIZ DÜŞMAN

BATI, TÜRKİYENİN AMANSIZ DÜŞMANIDIR!..

Dünyada MÜSTAKİL bir DEVLET tasavvur olunabilir mi ki, İÇİŞLERİ’ne henüz DÜŞMAN sıfatını haiz olanların değil; DOSTLAR’ının dahi müdahalesine müsamaha etsin?..
(18.6.1922)
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

İşte İÇİŞLERİ ve DIŞİŞLERİ ve BAŞBAKANLIK ve BÜTÜN BAKANLIKLAR ve MECLİS’in duvarlarına yazılması, oralarda çalışanlarca ezberlenmesi gereken bir VECİZE!..

(Dünyada MÜSTAKİL bir DEVLET tasavvur olunabilir mi ki, İÇİŞLERİ’ne henüz DÜŞMAN sıfatını haiz olanların değil; DOSTLAR’ının dahi müdahalesine müsamaha etsin?..)

Şimdilerde bazıları diyor ki;

“Efendim, AMERİKA tabii ki işimize karışacak, bize akıl verecek.

O bizim DOST’umuz, MÜTTEFİK’imiz!..

E, AVRUPA ÜLKELERİ deseniz, onlar da öyle!

Hepsi bizim iyiliğimizi isteyen DOSTLAR!..

Elbette bize yol gösterici kararlar alacaklar!”

TUH sizin sıfatınıza!..

Bundan daha HAYSİYETSİZ, bundan daha KÖPEKÇE bir DIŞ POLİTİKA olamaz!..

Bilirsiniz, biz SİYASET kelimesini MİLLET İŞLERİNİ YÜRÜTME anlamında kullanırız.

Çirkefliklere de POLİTİKA deriz. İşte bu da öyle bir şey!..

Bir defa ATATÜRK bütün BATI ÜLKELERİ’ni TÜRKİYE’nin dostu değil, AMANSIZ DÜŞMAN’ı görür…

Bunların “dost” sayılması dahi ATATÜRKÇÜ DIŞ SİYASET’e aykırıdır!..

AVRUPA BİRLİĞİ ülkelerinin ikide birde aleyhimize aldıkları kararlar, bize vermeleri gereken mali desteği kesmeleri, kürtler’i kışkırtmaları artık körlerin bile gözüne girdi!..

Amerika deseniz, daha bizimle LOZAN BARIŞI’nı bile imzalamamıştır, SAVAŞ halindeyiz!

Yani bu DÜŞMANLAR’ın İÇİŞLERİMİZ’e karışmaları TAM İSTİKLAL’imizi zedelediğinden ŞAVAŞ sebebidir!

Kaldı ki, bunlar iddia edildiği gibi “dost” olsa bile, ATATÜRK diyor ki;

“Hangi ŞEREFLİ, HAYSİYETLİ MÜSTAKİL DEVLET dostunu dahi İÇİŞLERİ’ne karıştırtır?”

Böyle bir YÜZKARASI’na nasıl TAHAMMÜL edilir!..

İnsan ne kadar samimi olursa olsun, YATAK ODASI’na dostunu sokar mı?..

Aslında BATILILAR’ın dost olmadığını bizimkiler de biliyor.

Mesela Deamirel, 1995 Kurban Bayramı’ndan 2 gün önce 32. Gün programında”Gümrük Birliği’ne karşı olduğunu, Batı’nın aslında TÜRKİYE’yi bölmek istediğini, Terörle Mücadele Kanunu’nun 8. Maddesinin kaldırılmasına karşı olduğunu, bunun arkasında Sevr’i yeniden hortlatma isteğinin bulunduğunu” söyledi.

8. Maddenin kalkması, cezaevlerindeki 200 kadar sözde aydın kürt bölücünün serbest kalması demekti!..

Demirel bu kanaate dönemin Fransa Dışişleri bakanı Allain Juppe ile yaptığı görüşmelerde varmıştı!..

Tutanakları açıklamasına, “Ben bu görüşmeden BATI’nın TÜRKİYE’yi bölmeyi hedeflediğini çıkardım” demesine rağmen, kimseyi inandıramamış, BATI güdümlü basından epey eleştiri almıştı. (Aksiyon 20-26 Mayıs, 1995)

Bu zatın hükümetinde DIŞİŞLERİ Bakanı olan İhsan Sabri ÇAĞLAYANGİL de, 1970′lerde “CİA benim altımı oymuş!” şeklinde bir beyanda bulunmuş, ama uyanan olmamıştı!..

Tersine dönme yazarlar adamın çapkınlıklarını dile getirerek olayı başka yöne çekmişlerdi!..

Demirel bile 20 yıl sonra uyandığına göre, siz varın gerisini düşünün artık!

(Son 70 yıldır Batı Avrupa ve A.B.D.’nin Türkiye üzerinde oynadığı karanlık oyunları ve o dönem hükûmetlerinin gaflarını öğrenmek için BAY PİPO adlı kitabı okumanızı tavsiye ederiz.)

Gelelim şu “dost ve müttefik” ifadesine!..

Bizim hıyar politikacı ve çıtkırıldım diplomat ve kuşum aydınlar herhalde hiç DOST ve MÜTTEFİK görmemişler!..

Bir örnek verelim: AMERİKA, İSRAİL’in DOST’u ve MÜTTEFİK’idir.

2 milyon nüfuslu İSRAİL’e her yıl 3 milyar dolar HİBE verir!

(75-80 milyonluk TÜRKİYE’ye 0.3 milyar, o da borç ve her seferinde ya ERMENİ ya da KÜRT şartı koşarlar.)

Sonra hiç bir ULUSLARARASI KURUL’dan, bilhassa BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’den İSRAİL aleyhine karar çıkmasını izin vermez, çıkarsa VETO eder!..

(TÜRKİYE için kendi Senato’sunda bile aleyhte karar alır.)

İSRAİL’in ATOM BOMBASI sahibi olmasına ses çıkarmaz, insan hakları ihilaline ses çıkarmaz, durup dururken IRAK tesislerini bombalamasına, LÜBNAN’ı işgal etmesine ses çıkarmaz!

AMERİKA, İSRAİL’den sonra en büyük yardımını ERMENİSTAN’a yapar!..

Hani şu bizim EZELİ DÜŞMANIMIZ, AZERBEYCAN’I İŞGAL ETMİŞ OLAN 4 milyonluk ERMENİSTAN’a bize verdiğinin 5-6 katı parayı, HİBE olarak gizli-açık verir!

Yaptığı silah yardımı ile ERMENİSTAN’ın yenilmesini önler.

Böylece hem TÜRKİYE’yi diken üstünde tutar, hem muhtemel bir barış karşılığı BAKÜ PETROLLERİ’ni ele geçirmek ister.

İşte DOSTLUK ve İTTİFAK böyle olur!..

Hoş, bizce bu DOSTLUK değil, MENFAAT BİRLİĞİ’dir ya, neyse!..

Bize hangi BATI ÜLKESİ böyle davranıyor ki, biz ona DOST ve MÜTTEFİK diyelim?..

Bu konuda daha yazacak çok şey olmak ile birlikte şimdilik Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bir vecizesi ile sözü noktalayalıp yorumu sizlere bırakalım;

“Düşmanım, düşmanlığından vaz geçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.”

bookmark bookmark bookmark

Yorum Ekle »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URL

Yorum yapın

*
Sizin bir script,virus ya da zararli bir yazilim olmadiginizi, asagidaki kodu dogru girerek yapacaginiz yorum ile anlamis olacagim. Guvenlik geregi yapilan bir uygulamadir. Girmeniz gereken kodun uzerine tiklayarak, kodlari sesli olarakda dinleyebilirsiniz. Bu resme tiklayarak harfleri sesli olarak dinleyebilirsiniz.
Guvenlik kodunu sesli dinle